
YIĞILCA’NIN DOĞAL ZENGİNLİKLERİ SU: NEDEN YIĞILCA MODEL İLÇE OLMASIN?
Ormanları, doğal su kaynakları, balı ve eşsiz coğrafyasıyla Yığılca; sahip olduğu değerleri doğru projelerle ekonomiye kazandırdığı takdirde yalnızca Düzce’nin değil, Batı Karadeniz’in örnek ilçelerinden biri olabilir. Bir ilçenin zenginliği yalnızca sahip olduğu ekonomik işletmelerin sayısıyla ölçülmez. Asıl zenginlik; toprağında, ormanında, suyunda, tarımında, doğal ürünlerinde ve sahip olduğu insan kaynağında saklıdır. Yığılca, bu açıdan son derece önemli bir potansiyele sahiptir. Düzce’nin kuzeydoğusunda yer alan ve yaklaşık 640 kilometrekarelik yüzölçümüyle ilin en büyük ilçesi konumunda bulunan Yığılca’nın önemli bir bölümü ormanlarla Bu coğrafi yapı, ilçeye yalnızca yeşil bir görünüm kazandırmamakta; aynı zamanda çok önemli bir doğal su potansiyeli de sunmaktadır. İşte tam bu noktada artık şu soruyu sormamız gerekiyor: Yığılca’nın su kaynakları neden ilçenin geleceğini şekillendiren önemli bir ekonomik ve sosyal projeye dönüşmesin? SU, YIĞILCA İÇİN YALNIZCA BİR DOĞAL KAYNAK DEĞİLDİR Su, insan hayatının vazgeçilmezidir. İçme suyundan tarıma, hayvancılıktan sanayiye, gıda üretiminden günlük yaşamın bütün alanlarına kadar hayatın merkezinde yer alan su, önümüzdeki yıllarda dünyada stratejik önemi giderek artacak doğal kaynakların başında gelecektir. Bugün bazı bölgelerde su sıkıntısı yaşanırken, gelecekte su kaynaklarının korunması ve doğru yönetilmesi ülkelerin ve şehirlerin en önemli gündemlerinden biri olacaktır. Yığılca’nın sahip olduğu doğal su kaynakları da bu anlayışla değerlendirilmelidir. Bugün ilçenin merkezinde ve köylerinde insanların içme ve kullanım suyu ihtiyacını karşılayan kaynakların yanı sıra, doğadan gelen ve çeşitli güzergâhlardan akarak Melen Havzası’na ulaşan önemli miktarda su bulunmaktadır. Burada mesele suyun boşa aktığını söylemekten ziyade, bu doğal kaynakların bilimsel olarak tespit edilip kayıt altına alınması, korunması, depolanması ve ihtiyaçlar doğrultusunda planlanmasıdır. Çünkü bugün boşa aktığını düşündüğümüz bir su kaynağı, yarının stratejik rezervi olabilir. “YIĞILCA SU MASTER PLANI” NEDEN OLMASIN? Yığılca’nın geleceği açısından öncelikle ilçeye özgü kapsamlı bir “Su Kaynakları Envanteri ve Su Master Planı” hazırlanabilir. Bunun için belediye, kaymakamlık, ilgili kamu kurumları, üniversiteler, DSİ, İl Özel İdaresi, ilgili bakanlıklar ve yöre halkının içerisinde bulunduğu ortak bir çalışma yürütülebilir. İlk aşamada; İlçedeki bütün doğal su kaynakları bilimsel yöntemlerle tespit edilmeli, Kaynakların debileri ve mevsimsel değişimleri ölçülmeli, İçilebilirdik ve kalite analizleri yapılmalı, Kaynakların korunması için özel koruma alanları belirlenmeli, Köylerin ve ilçe merkezinin gelecekteki su ihtiyacı hesaplanmalı, Su depolama kapasitesi oluşturulmalı, Birkaç köyün ihtiyacını karşılayabilecek bölgesel ana depolar planlanmalı, Şebeke ve isale hatları modernize edilmeli, Su kayıplarının önüne geçecek altyapı yatırımları yapılmalıdır. Böylece Yığılca’nın su kaynakları günü kurtaran bir anlayışla değil, 50-100 yıllık gelecek perspektifiyle yönetilebilir. SUYUN EKONOMİK DEĞERİ DEĞERLENDİRİLEBİLİR Elbette burada önemli bir başka başlık daha bulunmaktadır. Yığılca’nın doğal kaynakları, gerekli bilimsel ve hukuki süreçlerden geçirilerek, çevreye zarar vermeyecek ve kaynakların sürdürülebilirliğini sağlayacak şekilde ekonomik değere dönüştürülebilir. Örneğin uygun görülen bir bölgede modern bir doğal kaynak suyu dolum ve ambalajlama tesisi kurulması değerlendirilebilir. Böyle bir yatırım yalnızca suyun şişelenmesi anlamına gelmez. Doğrudan istihdam oluşturur. Nakliye sektörünü hareketlendirir. Ambalaj, lojistik ve hizmet sektörlerine katkı sağlar. Yörede yeni ticari faaliyetlerin oluşmasına imkân verir. Ve en önemlisi, Yığılca’nın doğal kaynaklarından elde edilen ekonomik değerin önemli bir bölümünün yine ilçede kalmasını sağlayabilir. Ancak burada temel ilke çok nettir: Su kaynağı korunmadan ekonomik değer oluşturulamaz. Önce kaynakların sürdürülebilirliği, sonra ekonomik değerlendirme. YIĞILCA BALDAN SUYA, DOĞAL ZENGİNLİKTEN EKONOMİK DEĞERE Yığılca denildiğinde akla gelen önemli değerlerden biri de Yığılca balıdır. Yığılca’nın balı, ormanları ve doğal yapısı ilçenin marka değerini güçlendiren unsurlardır. Bunlara doğal su kaynaklarının da eklenmesiyle Yığılca’nın kendine özgü bir “doğal ürünler ve doğal kaynaklar ekonomisi” oluşturması mümkündür. Bal, su, orman ürünleri, tarım, ekoturizm ve doğa turizmi birbirinden ayrı düşünülmemelidir. Bunların tamamı aynı stratejinin parçaları olabilir. Yığılca’nın geleceği, sahip olduğu doğal zenginlikleri satmakta değil; onları koruyarak katma değer üretmekte yatmaktadır. MODEL İLÇE OLMAK İÇİN BÜYÜK ŞEHİR OLMAK GEREKMİYOR Yığılca’nın nüfusu büyük olmayabilir. Sanayi tesislerinin sayısı fazla olmayabilir. Ancak bir ilçenin model olması için büyük olması gerekmiyor. Önemli olan sahip olduğu değerleri doğru tespit etmek, doğru planlamak ve doğru projelendirmektir. Yığılca; “Doğal Kaynakların Korunduğu ve Ekonomiye Kazandırıldığı Model İlçe” anlayışıyla yeni bir kalkınma modeli ortaya koyabilir. Bunun için öncelikle ilçede ortak akla ihtiyaç vardır. Kurumlar, siyasi temsilciler, yerel yöneticiler, sivil toplum kuruluşları, muhtarlar, üniversiteler ve vatandaşlar aynı masa etrafında buluşmalıdır. Bizim STK bünyesinde yapmayı hayal ettiğimiz, en büyük hayalimiz olan YIĞILCA ÇALIŞTAYI Etrafında Bir “Yığılca Doğal Kaynaklar ve Kalkınma Çalışma Grubu” oluşturulabilir. Bu grup yalnızca suyu değil; ormanı, balı, tarımı, turizmi ve ilçenin bütün doğal potansiyelini masaya yatırabilir. Bu ÇALIŞTAYI oluşturacak akademik kariyere sahip yetişmiş personele sahiptir. Yeter ki elinde siyasi ve bürokratik yetkileri olan kişi ve kurumlar harekete geçsin. Ortaya çıkacak rapor daha sonra ilgili bakanlıklara ve yatırımcı kuruluşlara sunulabilir. BUGÜN PLANLAMAZSAK YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR Bugün suyun değerini yeterince hissetmeyebiliriz. Çünkü su hâlâ birçok yerde musluktan akıyor. Fakat dünyada iklim değişikliği, kuraklık, nüfus artışı ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi sorunlar suyun stratejik önemini her geçen gün artırıyor. Bu nedenle Yığılca’nın bugün sahip olduğu kaynakları yarına bırakmak yerine bugünden planlaması gerekiyor. Sorun ortaya çıktıktan sonra çözüm aramak yerine, sorun ortaya çıkmadan tedbir almak zorundayız. Köylerimizin su ihtiyacını geleceğe göre planlamak, gerekli depolama sistemlerini oluşturmak, kaynakları koruma altına almak ve ilçenin bütün su potansiyelini bilimsel verilerle ortaya koymak artık bir tercih değil, geleceğe karşı sorumluluktur. BÜROKRASİYE, SİYASETE VE YIĞILCA’NIN BÜTÜN PAYDAŞLARINA ÇAĞRIMIZDIR Buradan başta Düzce’nin ilgili kamu kurumları olmak üzere; kaymakamlığımıza, belediyemize, İl Özel İdaresi’ne, DSİ’ye, ilgili bakanlıklarımıza, milletvekillerimize, üniversitelerimize, yerel yöneticilerimize ve Yığılca’nın bütün sivil toplum kuruluşlarına açık bir çağrıda bulunmak gerekiyor: Gelin YIĞILCA Çalıştayını oluşturalım. Gelin Yığılca’nın su kaynaklarını birlikte tespit edelim. Gelin Yığılca’nın gelecekteki su ihtiyacını bugünden planlayalım. Gelin doğal kaynaklarımızı koruyalım. Gelin uygun olan kaynaklarımızı bilimsel, hukuki ve çevresel şartlara uygun şekilde ekonomiye kazandıralım. Gelin istihdam oluşturacak yatırımların önünü açalım. Ve en önemlisi; Gelin Yığılca’yı sorunları konuşan değil, çözüm üreten bir model ilçe haline getirelim. Çünkü Yığılca’nın kaderi yalnızca bugünkü şartlarla belirlenmek zorunda değil. Bir ilçenin geleceği, sahip olduğu kaynakların büyüklüğünden çok, o kaynakları nasıl yönettiğiyle belirlenir. Yığılca’nın ormanı var. Suyu var. Balı var. Doğası var. Turizm potansiyeli var. Çalışkan insanı var. O halde geriye tek bir soru kalıyor: NEDEN YIĞILCA MODEL İLÇE OLMASIN? Belki de bugün atılacak küçük bir adım, yarın Yığılca’nın en büyük kalkınma projesinin başlangıcı olacaktır. Yeter ki doğal zenginliklerimizi yalnızca seyretmeyelim; koruyalım, planlayalım ve gelecek nesillere değer üreten bir miras olarak bırakalım.
Yunus AKKAN
Evladınız.