default avatar Hoşgeldin, Ziyaretçi: Aşağıdaki form ve bağlantıları kullanarak sitemize giriş/kayıt işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.
 Şifremi Unuttum?  Yardım  Üye Ol Tarih: 19.05.2024, Saat: 10:18


Konu Bilgileri
  • Yazar: moderator
  • Okunma: 4468
  • Yorumlar: 1
Konu Kalitesi: % 1
Paylaş:

Konuyu Okuyanlar

Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi

Konu içi Arama..

Hızlı Menü
Hızlı Menü:

Benzer Konular Listesi
Kutlu Doğum Haftası
Yazar: moderator
Yorumlar: 1
Okunma: 3,762
Bugün 10:18
Son Yorum: moderator

Benim ek kutum
Benim sidebox kutu içeriğim

Kutlu Doğum Haftası

Yazar Konuyu Başlatan: moderator - Görüntüleme - Okunma Okunma Sayısı: 4469 - Yorum Toplam Yorumlar: 1
Konu Kalitesi: % 1
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi

moderator
Admin Grubu
******
Admin Grubu
Default Avatar
Durum: Çevrimdışı
Konu Sayısı: 1321
Yorum Sayısı: 1,638
Üyelik Tarihi: Bugün
Rep Puanı: 0


Kişisel Bilgileri: v
Yorum: #1
Konu Tarihi: Bugün 10:18
[Resim: 21754da86c0634340.gif]



[Resim: kutlu+do_F0um+haftas_FD2.jpg]


1989 yılından beri kutlanmakta olan Kutlu Doğum Haftası fikri nasıl doğdu?

Sizin de bildiğiniz gibi Peygamberimizin dünyayı teşrifleri olan Mevlid-i Nebevi, asırlardır milletimiz tarafından ‘Mevlid Kandili’ olarak kutlanmaktadır. Mevlid Kandili ilk defa 13. asırda Erbil Atabeği Muzafferüddin Gökbörü tarafından iki ay süreyle kutlanmaya başlandı. Mevlid Kandili münasebetiyle ilim adamları bir araya gelip ilmi, fikri sohbetler yapıyor, halk sokaklarda mevlidi bir bayram havasında kutluyordu.

Süleyman Çelebi’nin kaleme aldığı Vesiletü’n Necat isimli şiirin, Mevlid adıyla, yüzyıllardır sevinçte, tasada, doğumda, ölümde okuna gelmesi ve bu geleneğin bugün de canlı bir şekilde devam etmesi, Peygamber sevgisi etrafında teşekkül eden milli ruhun ifadesidir.
Yüce dinimiz, huzurlu ve mutlu dünyanın en büyük hayat kaynağıdır. Bu noktadan hareketle dini tefekkürü cami dışına taşırmak, değerli ilim adamlarımızın araştırmalarını ve düşüncelerini halka aktarabilmek için Mevlid kandilini hayırlı bir vesile telakki eden Türkiye Diyanet Vakfı, yüzyıllar önce bir ilim ve kültür bayramı şeklinde kutlanan Mevlid geleneğini canlandırmayı amaçlamıştır. Bu düşünce ile Peygamberimizin doğum gününü içine alan haftayı, "Kutlu Doğum Haftası" olarak ilan etmiştir.

[Resim: kutludogumhaftasiresiml+_281_29.jpg]


Bir gelenek haline gelen Kutlu Doğum Haftasının gayesi nedir?

Mevlidi, Türk kültürünün sağlam bir mesnedi, milletimizi birlik ve bütünlük içinde aydınlık geleceğe taşıyacak sağlam bir gelenektir. Hafta dolayısıyla hazırlanan programlar belirlenirken gözetilen gaye hep bu olmuştur.
Takip ettiğimiz geleneğin gücü ve bunun hâlâ milletimizin gönlünde dipdiri yaşaması, gelecek için bizleri umutlandırmaktadır. Yüzyıllardır görülmüştür ki Türk Milleti inançlıdır, hoş görülüdür, dinî inançlarını bir kavga konusu olarak değil, barış ve huzur kaynağı olarak görmektedir.
Mevlid’le ifadesini bulan kültür atmosferi, bu geleneğin devamıdır. 1989’dan beri icra ettiğimiz programlardan devşirdiğimiz fikir ve kültür iklimi, Türkiye Diyanet Vakfı’nın hayırlı bir yolda olduğunu göstermektedir. Unutulmamalıdır ki, insanlık için en güzel rehber; bütün güzellikleri bünyesinde toplayan ve güzel ahlâkı tamamlamak için gönderilen Hz. Peygamber, model ise Peygamberimizin insanlığa sunduğu modeldir. Çünkü O, tam bir anarşi ve kargaşa ortamında, insanlık için bir güneş olmuş, çirkinlikleri güzelliklere tebdil etmiştir. İnsanlık O’nun getirdiği yüce değerler ve prensipler doğrultusunda büyük medeniyetler kurmuş, kaybedilen haklarına kavuşmuş, fıtratında var olan yüce değerlerin farkına varmış, kadın erkek Allah’ın ve cemiyetin huzurunda eşit olmanın hazzını tatmıştır.
İslam medeniyeti Kur’an ve Hz. Peygamberin sünnetinden kaynaklanan, evrensel ahlak ilkeleri ve insan hakları ile ilmi anlayış üzerine bina edilmiştir. Zira İslam Medeniyetinin esası, İslam dininin hikmet ve adaleti üzerine kurulmuş olduğundan, ilmi ve irfanı öğretmiş, zulmü ve zoru yasaklayarak, haksızlıklara karşı koymayı hedef almıştır. Şurası bir gerçektir ki Cenab-ı Hak, insanın kendisi ile olan ilişkisini iman ve ibadete bağladığı halde, insanın diğer insanlar ve eşya ile ilişkilerini ahlak ve hukuk kurallarına bağlamıştır. Kamil bir insan, bu ilişkilerini yerli yerince ve dengeli bir biçimde yapan kişidir. İşte Hz. Muhammed, bunu sağlayan ve bize örnek olan insandır.


[Resim: kutludogumhaftasi.jpg]


Biz de Türkiye Diyanet Vakfı olarak, örnek insan Hz. Muhammed’in evrensel prensiplerini ve insanlığa getirdiği yüce değerleri, günümüz şartlarını da dikkate alarak insanlığa ulaştırmak amacıyla Kutlu Doğum Haftası’nı ihdas ettik.

Bu hafta münasebetiyle gerçekleştirilen faaliyetlerden kısaca bahseder misiniz?

—Öğrencilerin, Sosyal İlimler arasındaki bilgileri müfredat seviyesinde ve doğru olarak öğrenmesi, bu alandaki bilgilerin derinleştirilmesi; öğrencilerin ve velilerin "Kutlu Doğum
Haftası"na ilgilerinin sağlanması ve Hz. Peygamber sevgisinin yaygınlaştırılması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı ile organizeli olarak Türkiye genelinde Lise ve Meslek Liseleri arasında bilgi yarışması düzenlenmektedir. Bu yarışmaya gerek öğrencilerin, gerek velilerin ve gerekse okul idarelerinin bir hayli ilgi gösterdiği sevinçle müşahede edilmektedir.
— Yine aynı amaç doğrultusunda ilköğretim çağındaki yavrularımızın da bu haftaya iştirakini sağlamak amacıyla değişik yıllarda resim ve şiir yarışmaları düzenlenmiştir. Yarışmaya iştirakin fazla olması, bu haftanın özellikle ilköğretim çağındaki çocuklarımız arasında da ilgi uyandırdığını göstermiştir. Gelen şiir ve resimler çocuklarımızın kabiliyetlerini sergilemelerine imkân vermiştir.


[Resim: kutlu-dogum-haftasi-icin-6-tavsiye-8854.jpg]



—İmam-Hatip Lisesi öğrencilerine, araştırma yapıp düzgün bir şekilde yazma alışkanlığı kazandırmak; İslam ile aktüel kavramlar arasında irtibat kurup düşünmelerini temin etmek amacıyla Türkiye genelinde İmam-Hatip Liselerindeki öğrenciler arasında düzenlenen kompozisyon, hutbe metni hazırlama vb. yarışmalara da ilginin bir hayli fazla olduğu görülmüştür. Çocuklarımızın araştırma ve bir emek mahsulü neticesinde ortaya koydukları eserler bizleri memnun etmiştir.
— Bu faaliyetlerin önemli bir ayağını da yurtdışına yönelik olarak gerçekleştirdiğimiz yarışmalar oluşturmaktadır. Her yıl değişik konularda özellikle Türk cumhuriyetleri, Balkanlar ve Türk Topluluklarına yönelik Peygamber sevgisi, vatan ve millet sevgisi konularında düzenlenen şiir yarışmaları neticesinde edebiyatımıza yeni eserler kazandırılmıştır.
— İlim adamlarımızın bu haftaya iştirakini sağlamak üzere, ilmi inceleme ve araştırmayı teşvik etmek amacıyla 1995 yılından bu yana her yıl, İslam Dini ve kültürü alanında yapılan ilmi bir araştırmaya ödül verilmektedir. Bu amaçla açılan yarışma ilim çevrelerinde 4 yıldan beri büyük ilgi uyandırmıştır.
— Ayrıca dünyanın değişik ülkelerinden ilim adamlarının katılımıyla her yıl değişik bir konuda Uluslararası İlmi Sempozyum düzenlenmektedir. Çok önemli konuların ele alındığı bu sempozyumlarda sunulan tebliğler ve yapılan müzakereler Vakfımız tarafından kitap olarak bastırılmakta ve halkımızın istifadesine sunulmaktadır. Bu bağlamda bu sempozyuma kariyerinde uzmanlaşmış ilim adamları sempozyum konuları hakkında uzun araştırmalar yapmakta ve bu sempozyumda değerli tebliğlerini ilgililerin bilgisine sunmaktadır.


[Resim: kutludogumhaftasiresiml.jpg]


Kutlu Doğum Haftası çerçevesinde 1995 yılından itibaren "Bir Dal Gül Ver" kampanyası başlatılmıştı. Bu kampanyanın amacı neydi?

—Bilindiği üzere gül; edebiyatımızda Peygamber Efendimizin rumuzu olarak kullanılmıştır.
Vakfımız; hem Peygamberimizi anmak, hem de O’nun rahmet ve sevgi peygamberi olduğundan hareketle, içinde bulunduğumuz zor günlerde insanları bir sevgi halesi etrafında toplamak amacıyla "Bir Dal Gül Ver" kampanyası başlatmıştır.
Dünyanın yeni yapılanma ve arayışlar içerisine girdiği; bunalımlardan kurtulmanın yollarını aradığı şu günlerde, sıkıntının, kaosun, huzursuzluğun panzehiri olan sevginin gönüllerde yeşertilmesi bir mecburiyettir. Dünya sevgi üzerine kurulmuştur. Sevgi ve hoşgörü bütün problemlerin yegâne çözüm kaynağıdır. Sevgi en güzel ifadesini Gül’de bulur. Bu manada, sevgisi bütün insanlığı kucaklayan Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in doğum yıldönümünde bütün vatandaşlarımızın sevdiklerine bir dal gül vermesinin, insanımızın birbirine daha sıcak bakmasına vesile olacağı ve güzel bir hoşgörü ortamı yaratacağı inancındayız.
—İlki 1996 yılında başlatılan "Kutlu Doğum Aşı", Türk kültürüne uygun bir şekilde icra edilmektedir. Misafir ağırlama bilindiği gibi Türk insanının vazgeçilmez bir özelliğidir. Bu düşünceden hareket eden Türkiye Diyanet Vakfı, hazırladığı 3500 kişilik etli pilav ve ayranı, Kocatepe Camii avlusunda misafirlerine ikram etmektedir.

[Resim: kutludogumresim.jpg]


— Yine bu hafta münasebetiyle kültür etkinlikleri çerçevesinde Türk Tasavvuf Musiki konserleri düzenlenmektedir. Büyük bir coşkuyla icra edilen konserlere halkımızın yoğun ilgi göstermesi bizleri sevindirmektedir.
Takdir edileceği üzere bütün faaliyetlerimizi burada anlatmak mümkün değildir. Bu saydığımız faaliyetler belli başlılarıdır. Bu faaliyetlerin tamamı ve benzerleri tüm yurt çapına yayılmış şubelerimiz tarafından da icra edilmektedir.

10 yıldan beri gerçekleştirilen bu etkinlikler amacına ulaşabildi mi?

Elbette, Kutlu Doğum Haftası’nın toplumun bütün kesimleri tarafından kabul görmesi ve halkımızın faaliyetlere gösterdiği ilgi, 7’den 70’e herkesin ve her kesimin takip ettiği ve katıldığı bu etkinliğin amacına ulaştığını göstermektedir. Halkımızın, Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle gerçekleştirilen etkinliklere gösterdiği teveccüh bizleri heyecanlandırmış, ileriye dönük daha kapsamlı faaliyetler gerçekleştirmeye sevk etmiştir. Daha önce de belirttiğim gibi Kutlu Doğum Haftası, milletimizin arzusu ve tarihi geleneği üzerine canlandırılmıştır. İlk sene sadece Ankara’da başlayan kutlama programları, bugün artık bütün Türkiye’ye, Türk dünyasına, Balkanlar’a, Kıbrıs’a ve Batı Avrupa ülkelerine yayılmış durumdadır. Milletimizin geniş alakasına mazhar olan Kutlu Doğum Haftaları, bilim, bilgi, kültür, sanat faaliyetleriyle dolu birer şölen haline gelmiştir. Kutlu Doğum Haftası, halkımızın istekleri ve destekleri doğrultusunda, bugünkü merhaleye ulaşmıştır.
Toplumumuzda Peygamber sevgisinin ayrı bir yeri olduğunu söylemiştik. Halkımızda kökleşmiş olan bu Peygamber sevgisi, Peygamber’i, insanı kâmil olarak hayatında örnek almaya yöneltmiştir. Fakat bu örnekliğin bilimsel bir fikri temeli yok denecek kadar zayıftır. Çünkü ana kaynaklara dayanılarak kazanılmış doğru bilgilerden mahrumdur. İşte bu noksanı gidermek hususunda, Kutlu Doğum Haftası Kutlamaları, çok büyük katkılar sağlamıştır ve sağlamaya devam edecektir.
Bu hafta boyunca, binden fazla üniversite mensubu bilim adamı ve din görevlisi, sadece Türkiye hudutları içinde binlerce konuşma yapmaktadırlar. Böylece hem üniversite mensupları, hem halkımız, hem de din görevlilerimiz kaynaşma ve dayanışma imkânı içine girmektedir.
Unutulmamalıdır ki inançlardaki ortak payda, bin senedir bizi bir arada yaşatmaktadır. Böylelikle, farklı gruplara ve farklı kültürlere mensup insanların aynı ruh, aynı inanç, aynı kültür ve aynı değerler etrafında kaynaşmaları bu hafta münasebetiyle temin edilmektedir. Bu da sevindirici bir olaydır.


[Resim: YeniMakale_en_guzel_sevgili.JPG]


Bu kutlamaların yurtdışı boyutu da vardır herhalde. Varsa bu faaliyetlerin değerlendirmesini yapar mısınız?

Kutlu Doğum Haftası’nı idrak etmekteki gayemizin, Yüce Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.)’in getirdiği yüce değerleri, evrensel prensipleri tüm insanlığa sunmak, bir barış ve hoşgörü ortamı oluşturmak olduğunu söylemiştik. Bu değerleri yalnızca Türk halkıyla paylaşmak elbette ki düşünülemezdi. Bu değerlerin dalga dalga tüm insanlığa yayılması, insanlığın kardeşlik duygularıyla bir sevgi etrafında toplanması, bir sevgi ve hoşgörü ortamının oluşturulması ana hedefimizdi. Bu amaçla faaliyetlerimizi kademeli bir şekilde ve imkânlarımız ölçüsünde yurtdışına taşımaya başladık. Örneğin geçen sene Almanya, Amerika, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Danimarka, İsveç, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırım, Makedonya, Nahçıvan ve Türkmenistan’da Kutlu Doğum Haftası kutlandı. Özellikle yıllarca esaret altında kalmış Türk cumhuriyetlerindeki soydaşlarımızın, Hz. Muhammed’in doğum gününü kutlarken duydukları sevinci gözlerinde görmek, o duyguyu onlarla paylaşmak bizleri heyecanlandırmış ve büyük bir mutluluk vermiştir.
Bu yıl da yurtdışındaki etkinliklerimiz yine ağırlıklı olarak devam edecektir. İmkânlarımız ölçüsünde bu yıl daha fazla ülkede bu Hafta’nın kutlanmasını plânlıyoruz:

[Resim: besmele-ve-gul.gif]



Bu yılki Kutlu Doğum Haftası’nda ne gibi faaliyetler gerçekleştirilecektir?

Bu yılki Kutlu Doğum Haftası programlarında yer alacak faaliyetleri başlıklar halinde şu şekilde sıralayabiliriz:
-"Üçüncü Bine Girerken Türkiye" konulu bir sempozyum yapılacaktır.
— Yine her yıl olduğu gibi bu yıl da "İslâmi Araştırmalar Ödülü" yarışması gerçekleştirilecektir.
— Türkiye genelinde "İslâm ve Çalışma" konusunda panel ve konferanslar düzenlenecektir.
— Yine bu yıl Üniversite gençliğinin katılacağı "Açık Oturum", lise gençliğinin katılacağı
"Münazara" ve bütün gençlerimizin katılabileceği "Şiir ve Müzik Şöleni" düzenlenecektir. Bu şölende gençlerin ilgi gösterdiği şairler şiir okuyacak, ses sanatçıları ve ozanlar da bestelerini
Seslendireceklerdir.
— Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Kutlu Doğum Haftası yurtdışında da çeşitli etkinliklerle kutlanacaktır. Bu sene Bakü, Osh ve Aşkabat’da mahallindeki ilahiyat fakültelerinin öğretim üyelerinden 3’er kişi, Üsküp, Bahçesaray, Kosova ve Kıbrıs’ta ise Türkiye’den gönderilecek 2’şer kişilik ekiplerce, Kazan’da ise Moskova Din Hizmetleri Müşaviri ve Türkiye’den gönderilecek bir temsilcinin katılımı ile panel ve konferanslar düzenlenecektir. Ayrıca Avrupa ülkelerinde Kutlu Doğum Haftası programları icra edilecektir.
— Çocuklara yönelik olarak, "Çocuk Şarkıları ve İlahileri Güfte Yarışması" başlattık. Bu yarışma gazete ilanlarıyla tüm yurda duyuruldu. Yarışma neticesinde çok güzel güftelerin
Çıkacağını ümit ediyoruz.
— Kur’an kurslarında eğitim gören öğrencileri araştırmaya teşvik etmek amacıyla "İslam ve Çalışma" konulu bir yazı yarışması düzenledik. Bu yarışma için Diyanet İşleri
Başkanlığımız ile işbirliği yapılarak Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Kur’an kurslarında eğitim gören öğrencilerin yarışmaya katılmaları teşvik edilecektir.
— İlköğretim çağındaki çocuklarımızın Kutlu Doğum Haftasına ilgilerinin çekilmesi ve çocuklarımızın dini duygularını şiirle ifade etmelerini temin amacıyla "İlköğretim Okulları Arası Dini Nitelikli Şiir Yarışması" düzenledik.
— Balkan, Kırım ve Kıbrıs Türkleri Arasında "Dini Muhtevalı Şiir" yarışması da bu yılki faaliyetlerimiz arasında yer almaktadır.

[Resim: 4d70j.gif]


— Bu yılki sosyal faaliyetlerimiz arasında da Kutlu Doğum Aşı, Konserler ve Gül Günü’nü sayabiliriz.
Ben şimdiden tüm insanlığın Kutlu Doğum Haftası’nı tebrik ediyor, haftanın hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum. Bu vesileyle organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

[Resim: 18876258.jpg]


On Dört Asır Evvel


Ondört asır evvel, yine böyle bir geceydi,
Kumdan, ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi!

Lakin, o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler,
Kaç bin senedir halbuki bekleşmedelerdi!

Nerden görecekler, göremezlerdi tabii;
Bir kere, zuhur ettiği çöl en sapa yerdi,

Bir kerede, ma'mure-i dünya, o zamanlar,
Buhranlar içindeydi, bu günden de beterdi.

Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!

Fevza bütün afakını sarmıştı zeminin.
Salgındı, bugün şarkı yıkan, tefrika derdi.

Derken, büyümüş kırkına gelmişti ki öksüz,
Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!

Bir nefhada insanlığı kurtardı o ma'sum,
Bir hamlede kayserleri, kisraları serdi!

Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı dirildi;
Zulmün ki, zeval aklına gelmezdi geberdi!

Âlemlere rahmetti evet şer-i mübini,
Şehbalini adl isteyenin yurduna gerdi.

Dünya neye sahipse, O'nun vergisidir hep;
Medyûn ona cemiyyeti, medyûn O'na ferdi.

Medyûndur o mâsuma bütün bir beşeriyyet
Yâ Rab, bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret.

Mehmed Akif Ersoy

[Resim: 1523.jpg]



Sen Yoktun Sultanım

Sen yoktun...
Hz Âdem’deydi nurun.
Önce cenneti, sonra yeryüzünü şereflendirdin.
Âdem nuruna affedildi,
Arafat bu affa şâhitti..

Sen yoktun..
Nuh’un gemisindeydi Nurun...
Dalgalar yeryüzünü boğarken,
Taprağın bağrındaki su,
Gökyüzüyle buluşurken
Ve bu bir ilahi azap derken,
Allah nurunu taşıdı binbir sebeple
Tûfan, nurunu selamladı edeple...


Sen yoktun...
Hz.İsmail’in alnındaydı Nurun
İbrahimî bir dua yükseldi kimsesiz çöllerden
“Rabbimiz” dedi,
“Onlara kendi içlerinden
Senin ayetlerini okuyacak
Kitap ve hikmeti öğretecek onlara,
Onları temizleyecek bir elçi gönder,
Amin dedi on sekiz bin âlem
Nurunla aydınlanan minicik ellerini semaya kaldırarak
Amin dedi İsmail.
Hira Nur dağı amin diyerek ayağa kalktı
Medine’den adı Uhud olan bir amin yankılandı sevr dağında.

Sen yoktun...
Hz.İsa “Ahmed” diye muştuladı seni
Alemlerin efendisi diye sana seslendi.
Artık ben sizinle çok söyleşmem, dedi havarilerine..
Çünkü bu âlemin reisi geliyor...
Bekleyin Ahmed geliyor.
Kainata rahmet geliyor.
Havarilerin yüzünü okşayan,
Ölüleri dirilten bir nefes oldun
Ama sen yoktun...

Sen yoktun Sultânım,
Hz. Abdullah’ın alnındaydı Nurun
Başı eğik gezerdi mazlum
Huteyle göklerden seni sorardı
Varaka seni arardı semada
Anneler kız çocuklarını hep ağlayarak sevdiler.
Ağlayarak süslediler ölüme...
Ağlayarak hadi dayına gidiyorsun dediler.
Sen yokken,
Canlı canlı toprağa gömülmenin adıydı dayıya gitmek.
Anne yüreğinin çıldırtan çaresizliğiydi.
Ve yavrusunun ölüme gidişini seyretmesiydi...
En son çocuk atılırken çukura
Annesinin suretinde bir melek tuttu onu
Ve tebessüm ederek hira nur dağını gösterdi.
Melekler süslüyordu hirâyı.
Efendisine hazırlanıyordu cebel-i nur,
Efendisine hazırlanıyordu mekke.
Âlem Efendisine hazırlanıyordu
Kainatın gözü Hz. Aminedeydi.
Toprak yalvarıyordu rabbine,
Allahım gönder artık diyordu.
Gel diye ağlıyordu mazlumlar, gözleri semada

Ve bir gelişin vardı ya rasulallah,
Bir inişin vardı yer yüzüne...
Önünde cebrail!
Ardında yalın kılıç melekler!
Bir inişin vardı yer yüzüne...
Yetimler en huzurlu geceyi geçirdi belki de
Öksüzler annelerine sarıldı doya doya.

Sonra bir sessizlik kapladı seher vaktini.
Herşey sus pus olmuştu.
Hadi diyordu yıldızlar, Hadi diyordu ay!
Kainat bir isim duymak istiyordu.
Ve bir ses yükseldi Âmine’nin evinden;
Muhammed!
Karanlıklar aydınlığa bıraktı yerini.
Muhammed!
Melekler öptü o nurdan ellerini.
Muhammed!
Seni yaratan Allah’a kurbânız ey dürri yekta!
Sana o adı veren rahmana kurbanız

Artık sen vardın
Susuz topraklara rahmet indi seninle
Annenden sonra anne halime sevindi seninle
Yağmura mı ihtiyaç var?
Kaldır şehadet parmağını,
Yağmurları salsın Allah.
Sonra tut ağacın yaprağını,
Köklerini çıkarttırıp yanında yürütsün Allah.
Yeterki sen iste,
Sen iste yarasulallah
Deki ben kimim?
Dağlar, taşlar dile gelsin,
Dilsiz çocuklar ellerinden tutup,
Ente Rasulullah desin.

Sen vardın
Bedir kârdı,
Uhut dardı
Hendek yârdı.
Yiğitlerin vardı.
Ölmek için yarışan yiğitler...

Hele bir enesin vardı senin.
Enes bin malik...
Uhut’ta öldüğünü duyunca arkadaşlarına,
Niye burada oturuyorsunuz diye sormuştu.
Onlar da
“Allah’ın Rasulü öldürülmüş deyince
Enes kükremiş:

[Resim: 10d690c8abae967af9cd8d0ac838f44b_1268142557.jpg]


“ Peki o öldükten sonra yaşayıp da ne yapacaksınız?
Kalkın ve O’nun gibi ölün! Demişti.
Ve savaşın en yoğun olduğu yerde şehit düşmüştü.
Hem de ne şehit ey nebi!
Vücudu yaralardan tanınmaz haldeydi.
Kızkardeşi ancak parmaklarından tanıdı onu...

Musab Bin Umeyr’in vardı senin.
Uhut’ta sancağını taşıyan.
Öyle bir aşkla sana bağlıydı ki
Allah o gün melekleri Musab’ın suretinde indirdi.

Ebu hureyren vardı...
Acıkınca mescidin önünde durur sana bakardı.
Sen anlardın,
Ya Ebâhir gel! Derdin.

Ve sen gittin...
Bir gidişle gittin
Ardında hüznün kaldı.
Hasretin kaldı göklerde.
Bilal ezan okuyamaz oldu
Ne zaman teşebbüs etse
Muhammed rasulullah demeye
Dizleri üstüne çöker, kendinden geçerdi.

Sonra günler ay,
Aylar yıl oldu.
Ve asırlar oldu
Sensizliğe açtık gözlerimizi.
Ama sen bırakmazsın bizi.
Sen varsın ey şehitlerin sultanı
Sen varsın!
Bir şehit bile ölmezken
Sana nasıl yok deriz.
Ebutalip şama giderken devesinin önüne geçip
Beni burda kime bırakıp gidiyorsun demiştin.
Ne anam var ne babam...
Ebutalip bırakmamıştı bu yüzden.

Sensizliğin ızdırabıyla inleyen ümmetini kime bırakıp gidiyorsun Ya Rasûlallah!
Bırakma bizi ki; Allah;
Sen onların içindeyken onlara azab edecek değiliz buyuruyor.
Bırakma bizi!
Hayatı seninle öğretti Rahman.
Kulluğu seninle tanıdık.
Duayı senden öğrendik sevgili!
Hz Ömer umre için senden izin isteyince,
“Kardeşcik” dedin ona,
Kardeşcik, duanda bana da yer ayırır mısın?
Bizler Ömer değiliz ama
Bütün dualarımız senin için

Ey Rabbimiz!
Rasulünü anışımızdan haberdar et!
O’na binler salat, binler selam!
Habibine Makam-ı Mahmut’u ver
O’na vesileyi lutfet.
O’nu refik-i Âlâya yükselt
Bizi de affet
O’nun hatrına affet
Zatının hatrına Affet.

Dursun Ali Erzincanlı


Konu Bağlantı Araçları
Kutlu Doğum Haftası Konusunun Linki Direkt Link
Kutlu Doğum Haftası Konusunun HTML Kodu HTML Link
Kutlu Doğum Haftası Konusu BBCode Linki BBCode Link
Kutlu Doğum Haftası Konusunu Paylaş Sosyal Paylaş

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Kutlu Doğum Haftası moderator 1 3,762 Bugün 10:18
Son Yorum: moderator

Konu ile Alakalı Anahtar Kelimeler

Kutlu Doğum Haftası indir, Kutlu Doğum Haftası Videosu, Kutlu Doğum Haftası online izle, Kutlu Doğum Haftası Bedava indir, Kutlu Doğum Haftası Yükle, Kutlu Doğum Haftası Hakkında, Kutlu Doğum Haftası nedir, Kutlu Doğum Haftası Free indir, Kutlu Doğum Haftası oyunu, Kutlu Doğum Haftası download


Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü:
Hızlı Menü: